Bedelli sözlük
Bedelli Askerlik Bekleyen Kisi Bedelli Sözlük
Kaçak 2Sen Askerde Cok Dayak Yersin 1kamuda memurum 3Askerlik Tecil 56pasaport 2üniversite terk tecil mümkün mü 1Kamuda calisiyorum tecilim bittigi zaman isten cikarma olur 19bakaya ve yoklama kacaklarinin guncel durumu 1288 liler ne durumda 4eve polis gelme olayi 2Bedelli konusunda duyum alan varmi 5Isyerine yazi gelme ihtimalini arttiran sebepler 6celp dönemi tercihi 1Askerlik subesinden tebligat 4para cezalari 82018 11Bedelli Askerlik Son Durum Teorileri 1390 dogumlular son tecil tarihi 1derdimizi tam anlatamiyoruz 3Bedelli Nedenleri 19Kilodan muaf 7Tebligat 11emresar 1askere gitmeyen sivil ölüme mahkum ediliyor 1201120142017 4
güncel başlıklar

Bedelli Askerlik Bekleyen Kisi

1. Bedelli askerliğin çıkmasından yana bir görüşünüz varsa toplum tarafından etiketleniyorsunuz. Vatan sevginiz ve erkeklik olgunuz sorgulanmaya başlanıyor. 2017 son çeyreğinde bedelli askerlik bekliyorsanız, aynı grup sizi "FETÖ" örgütü üyesi olmakla suçluyor. Ortadaki maduriyeti tek bir grup yaşıyor ve bu grubun derdi ortak zannediyorlar. Aslında öyle değil. Farklı nedenlerden dolayı bir araya gelen bir topluluğuz. Bunları kaba taslak, adlandırarak şöyle gruplandırmak istiyorum;

Hayatını gençlik yıllarından beri çalışmaya adamış ve ailesine bakmakla yükümlü olan binlerce genç var. Doğulu veya batılı gibi bir genelleme yapılamaz. Her kesimde var bu. Gelir olarak orta direk aileler bunlar. Babası artık güçten düşmüş, işten çıkmış. Çocuksa evi döndürüyor, kira parasını ve banka taksitlerini ödüyor. Baba ocağında kalmıyorsa, kendi ailesini kurmuş. Çocuğu var adamın.. Eşi tek başına çocuğa bakıyor. Kadın ise kocam askere giderse hangi işe girip çalışırım diye kara kara düşünüyor. Bu kesimi ailesine bakmakla yükümlü olan grup olarak adlandıracağım.

İş hayatının diğer bir yüzü daha var. İş hayatına atılıyorsunuz. Çoğunluk üniversite mezunu. Müdürden 5 gün izin istiyorsunuz sizi işten kovmakla tehdit ediyor. 3-4 güne izin vermeyen işletmeden 6 ay askerlik için izin istediğinizi hayal edin. Bu insanlar "kaçak göçek devam ediyim bari" diyordı eskiden ama artık o da mümkün değil. Çünkü kaçaklar için işletmeye uyarı geliyor. İşçi eğer işten çıkarılmazsa, patron 1 yıl hapis cezası yiyor. Kısacası işten atılmanıza devlet destek oluyor. Devlet aslında bir nevi kendi kuyusunu kazıyor. Çünkü kayıtlı çalışmadığı için devlet aslında bu insanları işsiz sıfatına sokuyor. Doğal olarak işsizlik verileri bir anda yüz binlerce artıyor. İşletme sahipleri ise kayıt dışı gelir kazanıyor. Kazanan yine fırsatçı işyeri sahipleri. Bu grubu ise işsiz kalmaktan korkan grup olarak adlandıracağım.

İş hayatında başarı kazanmak, sosyal statü edinmek için olmazsa olmaz bir durum var. Bu da eğitim. Eğitim almak dünyanın her yerinde en temel insanlık hakkı olarak görünüyor. Askerlik söz konusu olduğunda devlet size okumak için olanak tanıyor ama bunu da yine bir kısıtlamaya sokup en fazla 29 yaş olarak kısıtlıyor. Yüksek lisans için 35'e kadar çıkartıyor. Fakat bazı insanlar var ki üniversitede bölüm değiştiriyor veya pişman olup üniversiteye biraz geç başlıyorlar. Örneğin 26 yaşında üniversiteye başlayan bir genç 4 senelik (Hazırlık, ders bırakmak, ekonomik sorunlarla yükseltilebilir) bir okul için 29 yaş sınırı yine bir engel. Bu noktada bazı insanlar hemen lafa girip "zamanında okusaymış madem.." diyerek sinirli bir tartışma başlatıyor. Kişinin ne zaman başlayıp başlamayacağı onu ilgilendirmeli. Devlet bu konuda her zaman kendini geliştirmek isteyen vatandaşlarına engel değil, aksine destek olmalı. Bu noktada yaş vb. hiç bir sebeple kısıtlama getirmek günümüz dünyasına uygun kaçmıyor. Bilim ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Kendini geliştirebilen insanlar toplumun her kesimi için elzemdir. Aksi düşünceyi doğru kabul etmemiz Afganistan, Irak, Sureye'nin bugün yaşadıklarına ileride maruz kalmamıza sebebiyet verir. Buradan yola çıkarak bedelli askerlik bekleyenleri ise okul madurları olarak adlandıracağım.

Askerlik yapmanın bireysel anlamda geri dönüşleri ne oluyor? Askere gidiyorsunuz ve döndüğünüzde askerlik psikolojisinden çıkıp sivil hayata uyum sağlayana kadar 5-6 ay geçiyor. Bu arada iş başvurularınız reddediliyor. Kabul edilene kadar yaklaşık 7-8 ay işsizlikle mücadele ediyorsunuz. Sonra tekrar hayata tutunabilir bir işe girebilirseniz çalışmaya devam ediyorsunuz.

Askerlikte hep söylenen şeyler var. Güzel dostluklar ve güzel anılar ediniyorsunuz. Fakat askerlik kurumu bir arkadaşlık platformu değildir. Amaç dostluklar kurmaksa devlet sosyal aktiviteleri desteklemeye yönelmelidir. Elbette askerlik tamamen bundan ibaret değil. Genel itibariyle bu şekilde geçirilen minimum 6 ay, maksimum 12 aylık bir süreden bahsediyoruz. İçimizden gerçekten askerliği yaşayan grupsa oldukça az. İşte bu gerçek anlamda askerlik yapan grubun devletin tüm imkanlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Bu askerler aynı zamanda hem askerlik, hem askerlik sonrası dönemde maddi karşılıklarını da almalıdır. Talep olmaz diyenlere Jandarma Özel Harekat başvurularını hatırlatırım. Gerekli teşvik ve özendirme yapılırsa talebin yüksek olacağı aşikar. Askeri liseler yine örnek gösterilebilir.

Yukarıda bahsettiğim askerlik sistemine yönelik iyileştirmeler şuan bizim konuşacağımız şeyler değil elbette. Biz basit çözümler önerebiliyorken, Genel Kurmay bu konuda istese çok daha faydalı bir çözümü aylar içerisinde sunup yürürlüğe sokar. Fakat yanı başımızda sınır ötesi bir operasyon varken CHP'nin sunduğu askerlik sisteminde revizyonlara dayanan bu gibi önermeler şuan gerçek dışı. Gündem konusu diye oy toplama peşinde olan partiler var. Bu gibi revizyonlar için uzun raporlar hazırlanması ve ideal sistemin karlaştırılması zaman ister.

Gelelim bizlere... Bizim tüm bu olan bitende bekleyecek zamanımız yok. Her geçen gün bizim alehimize işliyor ve hayat kalitemiz düşüyor. Stress ve buna bağlı psikolojik hastalıklar artıyor. Ne derdimizi anlatabiliyoruz ne derdimizin ciddiyetini anlayan muhattaplar bulabiliyoruz. Olur da bir muhattap bulursak, onlarda bizi desteklerken birden düşman ediniyorlar. Destek aldığımız tanınmış kişiler bir süre sonra baskıyı kaldıramayabiliyor.

Tüm bunlara rağmen hala destek olanları unutmuş değiliz tabi. İsimlerini bedelli askerlik bekleyen herkes biliyor. Bugün bizim yanımızda olan isimleri unutmayacağımız gibi, sandık zamanı gelince sorunumuza kimlerin çözüm ürettiğini de unutmayacağız. Verilen sözlerin bir an önce tutulması gerekiyor.

Faydası ve zararları düşünülünce; faydası ülkeye, hükümete ve vatandaşlara çok daha fazla olacaktır. Mesela? Talep sayısı çok yüksek. Talepte bulunan kişilerin kaçak durumları sonlanacak, iş ve okul hayatları engelsiz bir biçimde devam edecek. İşine ve okuluna odaklanmış bir gencin ülke geleceğine katkısı tartışılamaz. Bunun yanı sıra 2017 ekonomik krizi ile dolar ve euro aldı başını yürüyor. Tüm bakanlıklar var gücüyle bu krizden kurtulmak için kaynak yaratmaya çalışıyor. Yüksek vergiler ve zamlar her kesimi rahatsız ederken, bedelli askerlik aksine bireysel olarak sorunları çözüyor.

Hal böyleyken kısa vadede artık bir adım atılması gerekiyor. Yıllarca "bazı kesimleri istemiyor diye yapmayacak değiliz, millet istiyorsa yaparız" diyen AKP hükümeti bu konuda tereddüt göstermemeli. Otorite olarak tıpkı eğitim sisteminde yapılan değişimler ve 2014 bedelli yasası gibi dik bir duruşla adım atılmalıdır.

Bir ses olmak ve genel derdimizi anlatmak adına "biz" ibaresini kullanmış olmam bu konuda farklı görüşlere sahip insanların olmadığı anlamına gelmiyor. Fakat bu konuda benimle aynı görüşte olan kişilerin olabildiğince yazıyı daha fazla insana ulaştırıp, derdimizin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmasını dilerim.


2017-10-27 06:12:18

En Son Açıklama